Moto Guzzi Stelvio – IL GLADIATORE

Turgan Gürmen (turgan.gurmen@gmail.com)

Bu ayki kullanıcı testimizin konuğu, yanı başımızdaki İtalya'dan geliyor. Moto Guzzi’nin iddialı
enduro/turing motosikleti NTX 1200 4V, adını İtalya Alpleri'ndeki Bormio'nun kuzeyi ile İsviçre
sınırı arasında kalan Stelvio Geçidi'nden almış.

Sergio, Moto Guzzi'si ile taa İtalya'dan gelmişti.

Moto Guzzi ile ilk defa 80'li yılların başlarında karşılaşmıştım. O dönemde, ülke yönetimine talip
paşamızın resme meraklı olduğunu hiçbirimiz bilmiyor, televizyonu, tek kanallı siyah beyaz bir alet
zannediyorduk. Bendeniz tüm bunlardan bihaber, kask takmam nedeniyle yakıştırılan “atom
karınca” lakabına aldırmadan Puch Monza'ya biniyor, keyfime bakıyordum. Yeni motosikletlerle
karşılaşmak hoşuma gidiyor, boyuma posuma bakmadan hepsini denemek istiyordum. Moto
Guzzi’yi ilk defa komşumuzun arka bahçesinde görmüştüm. Ali Rıza amcaların misafiri Sergio,
Moto Guzzi'si ile taa İtalya'dan gelmişti. Neden şaşırmıştı herkes, İtalya neredeydi, hani şu çizme
gibi olan yer miydi? Sergio’yu her hatırladığımda hafızama kazınmış şu sahne de yeniden yeniden
canlanıyor. Her akşam motoru yıkadıktan sonra eline şarabını alıp motorun marşına basar, tıkır da
tıkır, tıkır da tıkır motoru saydırır, şarabından bir yudum daha alır ve yine saydırırdı; tıkır da tıkır...
O zaman anlardım ki Sergio’nun keyfi Moto Guzzi ile tıkırındaydı.

Moto Guzzi ile son karşılaşmamız:

Moto Guzzi ile son karşılaşmamıza Motor Bike dergisinin 2010 Ağustos sayısı için
hazırlayacağımız bu yazı vesile oldu. Yedi günden bir cumartesi, sıcaklardan sıcak beğendiğimiz bir
havada test motorunu teslim almak için Ferco Motor'un İstinye mağazasının yolunu tutuyoruz.
Mağaza Müdürü Ahmet Yörük'ten gerekli bilgileri ve ruhsatımızı alıp daha da sıcak basmadan yola
koyuluyoruz.

Marşa ilk bastığımız anda hafif bir sallantı ile senfoni başlıyor, bir anda senelerce geri
gidiveriyorum çünkü ben bu sesi çok iyi tanıyorum.

Tıkır da tıkır… Rölantide gidon motor ile ahenk içinde hafif hafif sallanıyor (biraz gaz verince
kayboluveriyor). Adet olduğu gibi motorun etrafında gezinmeye başlıyoruz, gösterge panelinde her
şey yerli yerinde; saat, hava sıcaklığı, dijital km sayacı, yakıt ortalaması, azami sürat ve benzer
bilgileri içeren yol bilgisayarı mevcut. Motoru devre dışı bırakılabilen ABS fren sistemi yerli
yerinde. Selektörün hemen altında “open” yazan düğme ile oynarken deponun üstünde “ipod”unuz
ve telefonunuz için düşünülmüş gizli bir torpido gözünün açıldığını görüyoruz. Artçı selesi altında
12V güç çıkışı ile bakım kitapçığı ve alet edevat için düşünülmüş bir de bölme bulunuyor. Boyu
1.70'in altındakilerin hoşlanmayacağı husus, selemizin 84 cm'lik yüksekliği olabilir. Ama bu sizi
korkutmasın çünkü motor son derece dengeli. Bu arada kornamız da AB standartlarında maalesef;
başka bir ifade ile bizim trafik şartlarımız için zayıf kalıyor. Bu kadar ön bilgi bize yeter deyip yola
koyuluyoruz. İstikamet fotoğrafçımız Mehmet Yıldırım ile buluşma mekânımız olan Beşiktaş
İskelesi.

Şehir içinde:

Hava güzel, İstanbul'da da kimsecikler kalmamıştır diye düşünerek Beşiktaş'a sahilden gitmeye
kalkışıyoruz ama görüyoruz ki ya kimse İstanbul'u terk etmemiş ya da terk edenlerin dışındaki
herkes İstinye Bebek arasındaki sahil şeridine hücum etmiş... Saate bakınca trafiğin sebebinin
İstanbul'lunun sahilde kahvaltı merakı olabileceğini düşünüyor ancak yola devam ettikçe sıkışıklığı
yaratanın aracını sokak ortasında valeye bırakıp giden hemşehrilerimiz olduğunu anlıyoruz.. Valeler
yetersiz kalınca da arap saçına dönüveriyor sahil trafiği. Ama olsun bizde motosiklet var. Stelvio iyi
seçilmiş bir ve ikinci vites oranları ve dengesi sayesinde aralardan bir yılan gibi süzülüyor. Yoğun
trafiğe rağmen 5 dakika gecikme ile Mehmet ile buluşuyoruz.

Şehir dışında:

Programımız belli, ara yollardan Adapazarı'na intikal edip; Vedat Milor'un anlata anlata bitiremediği
İsmail Usta'nın köftesini biz de test edip onaylayacak, aynı zamanda Stelvio'yu deneyecek ve
görüntüleyeceğiz.

Stelvio’nun oturma ve sürüş pozisyonu, dik ve son derece doğal, ayaklık, gidon ve sele arası
mesafe dengeli, özetle enduro motosikletlerde bulunması gerekli olan rahat sürüşü sağlıyor. Başka
bir ifade ile yolculuğa, spor-turing motosikletle gelen Mehmet'ten bir sıfır önde başlıyoruz.

Ümraniye'den Şile istikametine giderken ilk gördüğümüz İstanbul Park tabelasından sapıyoruz,
sonra Akfırat'ı takip edip Gebze Molla Fenari üzerinden eski İzmit yoluna çıkıyoruz ve yol bizi
TEM Kandıra çıkışına kadar götürüyor. Viraj, viraj, viraj, yat kalk, yat kalk, 2 silindirli 1200 cc
bokser motora sahip Stelvio, 110 beygirlik gücü ve 108 newton metre torkuyla “ben bu yollar için
yaratıldım” diyor ancak vakit ilerledikçe karnımızın gürültüsü, motorların sesini bastırmaya
başlıyor. Yapılacak iş belli: Hızımızı artırmak için zorunlu olarak TEM'e çıkıyoruz.

TEM'e çıktığımızda; motosikletinin spor yönüne ağırlık veren Mehmet, çaktırmadan uzamaya
teşebbüs ediyor ama ne mümkün, takibi bırakmıyor Stelvio. Ön cam yüksek süratlerde bile yeterli
bir koruma sağlıyor, rüzgar kaskınızı yalayıp geçiyor, yol tutuş ve stabilite tıpkı motorun işçiliği
gibi birinci sınıf. Bu arada aman aynalarınızın ayarlarıyla oynamayın, zira 4.500 – 5.000 devir
aralığında görüntü bulanıklığının sebebi aynalar değil motordaki vibrasyon.

Saat tam 12:30'u vurduğunda İsmail Usta'nın Çark Caddesi üzerindeki lokantasına oturuyoruz. Sıra
kahvelerimize geldiğinde garip bir tartışma başlıyor aramızda. İznik'teki Yusuf'un mu, yoksa
Adapazar'lı İsmail'in köftesi mi daha lezzetli diye. Lafı uzatmıyoruz, önümüze haritayı alıp
Bilecik - Osmaneli üzerinden İznik'e doğru yeni bir rota çiziyoruz kendimize...

Öğle vakti sıcaktan yanan asfaltta seyrettiğimizden midir, damağımızda tadı kalan köftelerle dolu
midemizin ağırlığından mıdır, nedir; Adapazarı’ndan Bilecik istikametine giderken, yol kenarında
birbiriyle dalaşan köpekleri fark etmekte biraz gecikmiştik. Hatta biz fark edene kadar bir tanesi
çoktan yola fırlamıştı bile. İşte tam da bu noktada ABS fren sisteminin gerekliği ve önemini bir kez
daha anlıyor; önde 4 pistonlu, 2 kaliperli, 320 mm çift disk ve arkada 282’lik, çift piston kaliperli,
tek diskten oluşan fren sistemini bu motora dahil eden mühendislere en içten teşekkürlerimizi
sunuyoruz.

Bu arada bahsettiğimiz yolu yapmak isteyenlere bir uyarımız var: Osmaneli üzerinden İznik'e giden
güzergahtaki “mıcırlama” çalışmaları, altınızda bir enduro yoksa size zor anlar yaşatabilir. Hemen
belirtelim; Stelvio da diğer önemli rakipleri gibi, asfalt kullanımı için tasarlanmış bir motosiklet.
Bununla birlikte mıcırlı yollarda ve basılmış toprak patika yollarda da rahatça kullanılabiliyor.

İznik'te motorlardan indiğimizde, Mehmet esniyor, geriniyor; ona baktığımı görünce de “Ne o,
senin bir yerin ağrımıyor mu?” diye soruyor. “Ağrı mı, yorgunluk mu, o da ne!” şeklinde bir ifade
takınıp, Köfteci Yusuf'a doğru ilerliyorum.

Günün ikindi yemeğini İznik'te mideye indirdikten sonra, Boyalıca – Kızderbent – Karamürsel
üzerinden dönüş yolumuza sapıyor ve bu arada ne kadar patika toprak yol varsa, hepsine girip
çıkıyor, çok ama çok eğleniyoruz. Eskihisar iskelesine vardığımızda saat 21:00'i gösteriyor. Hava
kararınca, Guzzi'nin Stelvio için seçmiş olduğu farların önemi de açıkça ortaya çıkıyor. Stelvio,
sınıfının en iyi aydınlatmasına sahip. Zaten karşı şeritten gelen araçlardan aldığımız, nezaketten
yoksun mesajlar da bu düşüncemi doğruluyor.

İstanbul'a varıp, bizim tarafa geçtiğimizde; rotayı doğruca sahile çeviriyor, Kuruçeşme'de motoru
park ediyorum. Yorucu ve bir o kadar da eğlenceli bir günün sonunda Boğaz'ın sularına dalıyor
gözlerim. Bu arada “Hangi köfte daha lezzetli?” sorusunu duymadım zannetmeyin. Bu sorunun da,
tıpkı R1200 GS mi yoksa Stelvio mu sorusunun cevabı gibi, tek bir cevabı yok... Cevap, tamamen
kendi zevkiniz ve damak tadınız ile alakalı. Ben sadece bu yazı aracılığıyla sizlere bir alternatif
daha sunmaya çalıştım.

Hotel Les Ottomans'dan jazz sesi sızıyor sahile doğru. Sergio ve Guzzi'si geliyor aklıma, açıyorum
biramı, motorun durduğu yerde basıyorum marşa; tıkır da tıkır, tıkır da tıkır...

Teknik özellikleri
Moto Guzzi Stelvio 1200 4V ABS

Bu site, IdeaSoft® Akıllı E-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.